Küresel piyasalarda gözler ABD büyüme verisinde

ABD’de açıklanan makroekonomik veriler güçlü sinyaller vermeye devam ederken, söz konusu veriler ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yetkililerinin enflasyonun soğuduğuna dair daha fazla kanıt görmek istedikleri ve faiz indirimi konusunda aceleci davranılmaması gerektiğine yönelik sözle yönlendirmelerini destekledi.

Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, politika faizini değiştirmeden önce enflasyonun yüzde 2 hedefine gideceği yol konusunda biraz daha sabırlı ve emin olmaları gerekebileceğini belirterek, “ABD’de yüzde 2’lik enflasyona ulaşmanın diğer yerlere göre daha uzun sürmesi beni şaşırtmaz.” değerlendirmesinde bulundu.

Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, “Veriler enflasyonun artmadığını gösteriyor ve ben politika faizindeki daha fazla artışın muhtemelen gereksiz olduğuna inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Para politikası duruşunun gevşetilmesini rahatlıkla destekleyebilmesi için birkaç ay daha iyi enflasyon verilerinin görülmesi gerektiğini vurgulayan Waller, veriler güven verirse bu yılın sonunda faiz indirimini düşünebileceklerini bildirdi.

Fed’in denetimden sorumlu başkan yardımcısı Michael Barr, enflasyonla ilgili hala yapacak işleri olduğunu ifade ederek, daha önce düşünülenden daha uzun süre para politikasını sıkı tutmak gerekeceğini belirtti.

Öte yandan, Fed’in politika faizini yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tuttuğu, 30 Nisan-1 Mayıs’ta düzenlenen toplantısına ilişkin yayımladığı tutanaklar, son verilerin dezenflasyon sürecinin beklenenden daha uzun sürebileceğini gösterdiğini ve bazı banka yetkililerin gerekmesi halinde faiz oranlarını artırmaya açık olduğunu ortaya koydu. Tutanaklarda, “Bazı yetkililer, enflasyona yönelik risklerin gerektirmesi halinde politikayı daha da sıkılaştırma isteğinden bahsetti.” ifadesi kullanıldı.

Böylece para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in eylülde ilk faiz indirimine gitme ihtimali yüzde 65’ten, yüzde 50’ye geriledi. Bankanın faiz indirimine başlama ihtimali kasımda yüzde 63 ve aralıkta yüzde 80 ihtimalle fiyatlanıyor.

TAHVİL, DOLAR, ALTIN, PETROL, BAKIR, KRİPTO

Bu gelişmelerle birlikte, ABD’nin 10 yıllık hazine tahvil faizi geçen hafta yaklaşık 5 baz puan artışla yüzde 4,47’ye çıktı.

Dolar endeksi de yüzde 0,2 artışla 104,7 seviyesine çıktı.

Altının ons fiyatı, Fed’in politika faizini beklenenden daha uzun bir süre yüksek seviyelerde tutabileceğine yönelik öngörülerin güçlenmesiyle haftayı yüzde 3,33 azalışla 2.334,17 dolardan tamamladı.

Brent petrolün varil fiyatı ise dünyanın en büyük petrol tüketicisi ABD’deki petrol talebine ilişkin endişelerle geçen hafta yüzde 2,2 azalışla 81,9 dolara geriledi.

ABD’de seçim dönemi yaklaşırken, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin, yaz sezonunda fiyatları düşürmek amacıyla kuzeydoğudaki rezervlerden 1 milyon varil benzini satışa sunacağı bildirildi.

Bakırın libresi ise Çin fabrikaların rekor fiyatlar ödemekten kaçınması sonrasında talebin azalması ve Fed yetkililerinin açıklamalarıyla haftayı yüzde 7,3 düşüşle 4,75 dolardan tamamladı

Ethereum borsa yatırım fonu (ETF) başvurularının onaylanacağına ilişkin haber akışının ardından, 71 bin doların üzerini test eden Bitcoin, geçen hafta yüzde 2,5’in üzerinde değer kazanarak 68 bin 500 doların üzerinde dengelendi.

NEW YORK BORSASI KARIŞIK SEYRETTİ

New York borsasında geçen hafta ABD’de açıklanan verilerin ekonomik aktivitedeki canlılığa işaret etmesinin ardından Fed’in ilk faiz indirimine ilişkin beklentilerin yılın son çeyreğine ötelenmesiyle risk algısı arttı.

Ülkede açıklanan verilere göre, öncü imalat sanayi, hizmet sektörü ve bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) beklentileri aşarak, ülkede ekonomik faaliyetin hızlandığına işaret etti.

ABD’de imalat sanayi PMI mayısta aylık 0,9 puan artarak 50,9’a, hizmet sektörü PMI 3,5 puan yükselerek PMI 54,8’e ve bileşik PMI 3,1 puan artarak 54,4 ile öngörülerin üzerine çıktı.

Ülkede ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı, 18 Mayıs ile biten haftada 215 binle beklentilerin altında kalırken, yeni konut satışları da nisanda aylık bazda yüzde 4,7 azalışla 634 bine düşerek piyasa tahminlerinin altında gerçekleşti.

Ülkede, dayanıklı mal siparişlerinin tutarı nisanda aylık bazda azalış beklentilerinin aksine yüzde 0,7 arttı.

ABD’de Michigan Üniversitesince ölçülen tüketici güven endeksi, mayısta yukarı yönlü revize edilerek 69,1 oldu.

Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi, mayısta yüzde 3,2’den 3,3’e yükselirken, uzun vadeli enflasyon beklentisi yüzde 3’te kaldı.

Kısa vadeli enflasyon beklentisine ilişkin öncü veri yüzde 3,5 ve uzun vadeli enflasyon beklentisi yüzde 3,1 olarak açıklanmıştı.

Ayrıca Fed’in “ABD Hanehalkı Ekonomik Refahı” raporu, yüksek fiyatların çoğu hane için sorun olmayı sürdürmesi ve iş gücü piyasasının güçlü kalmaya devam etmesi nedeniyle geçen yıl mali refahın 2022’ye göre neredeyse hiç değişmediğini ortaya koydu.

Analistler, ekonomik canlılığa ilişkin olumlu veri akışının Fed’in politika faizini daha uzun süre yüksek tutma ihtimalini artırdığını ifade ederek, işsizlik maaşı başvurularındaki düşüşün de ABD’de istihdam büyümesinin yavaşlasa da iş gücü piyasasının güçlü kalmaya devam ettiğini gösterdiğini dile getirdi.

ABD’de 30 yıl vadeli mortgage (konut kredisi) için ortalama faiz oranı yüzde 7,01’e inerek, üst üste üçüncü haftada düşüş kaydetti. ABD’de ikinci el konut satışları da nisanda yüzde 1,9 azalışla beklentilerin altında gerçekleşti.

Öte yandan Nvidia’nın, 28 Nisan’da sona eren 3 aylık dönemde elde ettiği gelir yıllık yüzde 262 artışla 26 milyar dolara çıkarak rekor tazeledi. Gelirini bir önceki çeyreğe göre de yüzde 18 artıran şirket, geçen senenin aynı çeyreğinde 7,2 milyar dolar gelir elde etmişti. Bu gelişmelerle Nvidia’nın hisseleri geçen hafta yüzde 15’in üzerinde değer kazandı.

Microsoft, Qualcomm’un yapay zeka çiplerine sahip yeni “Surface” bilgisayarlarını tanıttı. Microsoft’un hisseleri yüzde 2,4 kazançla haftayı tamamlarken, Qualcomm’un hisseleri yüzde 8,4 yükseldi.

JPMorgan Chase’in hisseleri ise şirketin üst yöneticisi (CEO) Jamie Dimon’un emekliliğinin belirtilenden daha erken olabileceğinin sinyalini vermesiyle yüzde 2 düştü.

Bu gelişmelerle, Nasdaq endeksi yüzde 1,41 artarken, S&P 500 endeksi yüzde 0,02 ve Dow Jones endeksi yüzde 2,33 azalış kaydetti. Nasdaq endeksi, 16.920,79 puanla tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi.

Gelecek hafta salı tüketici güven endeksi, Dallas Fed imalat aktivite endeksi, çarşamba Richmond Fed sanayi endeksi, perşembe büyüme, toptan stoklar, bekleyen konut satışları, cuma kişisel gelir ve harcamalar takip edilecek.

AVRUPA BORSALARI NEGATİF SEYRETTİ

Avrupa borsalarında, geçen hafta negatif bir seyir öne çıktı.

ECB’nin haziranda ilk faiz indirimine gideceğine kesin gözüyle bakılmasına karşın ECB yetkililerinde temkinli açıklamalar geldi. Berlin’de düzenlenen DZ Bank Sermaye Piyasaları Konferansı’nda konuşan Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, Euro Bölgesi’nde enflasyonun hala inatçı olabileceğini belirterek, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) haziran ayında faizlerde olası ilk indirimden sonra ne olacağı konusunda taahhütte bulunamayacağını söyledi.

Verilerin ECB’nin haziran ayında yapılacak toplantısına kadar yüzde 2’lik enflasyon hedefine ulaşılması noktasında güveni artırması halinde bankanın haziranda bir faiz indiriminden yana olacağını belirten Nagel, “Ancak böyle bir hamle mutlaka bir dizi faiz indirimi gerektirmeyecektir.” dedi.

Öte yandan, İngiltere’de açıklanan makroekonomik verilere göre, ülkede Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) nisanda aylık yüzde 0,3 ve yıllık yüzde 2,3 artarak öngörüleri aştı.

Para piyasasındaki fiyatlamalarda enflasyon verileri sonrası, İngiltere Merkez Bankasının (BoE) eylülde faiz indirimine gitme ihtimali yüzde 76’ya gerilerken, yıl genelinde 2 kez faiz indirimine gideceğine ilişkin öngörüler de zayıfladı.

İngiltere’de perakende satışlar aylık bazda yüzde 2,3 ve yıllık yüzde 3 azalışla öngörülerin oldukça altında gerçekleşti.

Almanya’da 1. çeyrek Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH) çeyreklik bazda yüzde 0,2 artarken, yıllık bazda yüzde 0,2 geriledi. Öte yandan, Euro/dolar paritesi, haftayı bir önceki kapanışın yüzde 0,2 altında 1,0850 seviyesinden tamamladı.

Bu gelişmelerle, haftayı İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,22, Almanya’da DAX endeksi yüzde 0,06, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,89, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 2,56 değer kaybıyla tamamladı.

Gelecek hafta pazartesi Almanya’da Ifo iş dünyası güven endeksi, çarşamba Almanya’da enflasyon, perşembe Avro Bölgesi’nde tüketici güven endeksi, cuma Euro Bölgesi’nde büyüme verileri takip edilecek.

ASYA BORSALARI SATIŞ AĞIRLIKLI SEYRETTİ

Asya pay piyasalarında, satış ağırlıklı bir seyir hakim olurken, Fed’in gelecek dönem politikalarına yönelik belirsizliklerin söz konusu fiyatlamalarda etkili olduğu görülüyor.

Japonya’da açıklanan verilere göre, ülkede yıllık enflasyon yüzde 2,5’le beklentilerin üzerinde gerçekleşse de, enflasyonun yavaşlaması Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) politika alanını daralttı.

ABD ile Japonya arasındaki faiz farkı Japon yeni üzerindeki satış baskısının güçlü kalmasına neden olurken, Japonya’da enflasyonun istenilen seviyeye çıkmaması BoJ’u faiz artırımı konusunda sınırlıyor.

Bu gelişmelerle, dolar/yen paritesi geçen hafta 157 seviyesinin üzerini test etti.

Çinli elektrikli araba üretici Li Auto’nun zayıf finansal sonuçları da Asya piyasalarındaki negatif seyirde etkili oldu.

Şirket, bir önceki yıla göre yüzde 52,9’luk bir artışla yaklaşık 80 bin 400 araç teslim ettiğini bildirmesine rağmen yüzde 36,7’lik bir net gelir düşüşü ve 584,9 milyon yuan faaliyet zararı açıkladı.

Li Auto’nun Nasdaq’da işlem gören hisseleri de haftayı yaklaşık yüzde 18,4 değer kaybıyla tamamladı.

Japonya’nın en büyük üç finans şirketi olarak bilinen Mitsubishi UFJ, Sumitomo Mitsui FG ve Mizuho Financial’ın 2023 mali yılı toplam net karının ilk kez 3 trilyon yeni aşarak şimdiye kadarki en yüksek yıllık seviyesine ulaştığı bildirildi.

Japonya’da öncü imalat sanayi PMI 50,5 ile öngörüleri aşarak, Haziran 2023’ten bu yana ilk kez 50 seviyesinin üzerine çıkarken, hizmet PMI 53,6’ya geriledi.

Ülkede, dış ticaret açığı 462,5 milyar yen ile beklentilerin altında kalmasının yanı sıra yıllık ihracat ve ithalatın yüzde 8,3 artışla öngörüleri karşılayamaması ülke borsalarının negatif seyretmesine neden oldu.

Çin Merkez Bankası (PBoC) bir ve beş yıllık gösterge kredi faiz oranlarını (LPR) beklentiler doğrultusunda sırasıyla yüzde 3,45 ve yüzde 3,95’te sabit tuttu.

Güney Kore Merkez Bankası politika faizini değiştirmeyerek, yüzde 3,50 seviyesinde sabit tutarken, kararın ardından açıklamalarda bulunan bankanın başkanı Rhee Chang Yong, faiz artırım ihtimalinin sınırlı olduğunu söyledi.

Öte yandan, Yeni Zelanda Merkez Bankası, politika faizinin beklenenden daha yüksek seviyelerde kısıtlayıcı kalması gerekebileceğinin sinyalini vererek, üst üste yedinci toplantısında da politika faizini yüzde 5,50’de sabit tuttu.

Bu gelişmelerle haftalık bazda Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,36, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,35 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 4,83, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 2,07 değer kaybetti.

Gelecek hafta pazartesi Çin’de sanayi karları, çarşamba Japonya’da tüketici güven endeksi, cuma Japonya’da Tokyo TÜFE, sanayi üretimi, perakende satışlar, Çin’de PMI açıklanacak.

BORSA İSTANBUL’DA REKOR

Yurt içinde ise Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftayı 0,31 artışla 10.676,65 puandan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek haftalık kapanışını gerçekleştirdi.

Dolar/TL, haftayı bir önceki kapanışın yüzde 0,1 üstünde 32,2274’ten tamamladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyonu düşürmeye kararlı olduklarını belirterek, “Gelecek sene enflasyonu yüzde 14’e, bir sonraki sene de tek haneye düşürmek için maliye, para ve gelirler politikasında geri adım atmayacağız.” dedi.

Şimşek ayrıca “Programımızın ana hedefi dezenflasyondur. Açık veya örtülü bir kur hedefimiz bulunmamaktadır” ifadesini kullandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini yüzde 50’de sabit bırakırken, bankadan yapılan duyuruda “Nisan ayında aylık enflasyonun ana eğilimi sınırlı bir zayıflama kaydetmiştir. Yakın döneme ilişkin göstergeler, yurt içi talepte ilk çeyreğe kıyasla yavaşlamaya işaret etmiştir.” ifadeleri kullanıldı.

TCMB’nin faiz kararının ardından açıkladığı duyuruda ise makro finansal istikrarın korunması, parasal aktarım mekanizmasının desteklenmesi ve likidite fazlasının sterilizasyonu amacıyla TL mevduat ve KKM hesaplarına uygulanan zorunlu karşılık oranlarının artırıldığı belirtildi.

TCMB Başkanı Fatih Karahan, “Son verilerimize göre Türk lirası bazlı mevduatın payı Ağustos 2023’teki en düşük seviyesi olan yüzde 31’den yüzde 45’e yükseldi.” dedi

Yapı ve Kredi Bankası’nın uluslararası bir müşteriye satılabileceğine ilişkin haber akışı BIST 100 endeksindeki yükselişte etkili olurken, bankanın hisse fiyatı geçen hafta yüzde 4,13 arttı. Koç Holding hisseleri de yüzde 1,39 yükselirken, şirketin piyasa değeri haftayı 19,5 milyar doların üzerinde tamamladı.

​​​​​​​Öte yandan Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), düşüş eğilimini sürdürerek 263,1 baz puan ile Şubat 2020’den bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Gelecek hafta pazartesi reel kesim güven endeksi ve imalat sanayi kapasite kullanım oranı, çarşamba ekonomik güven endeksi ve dış ticaret dengesi, cuma büyüme verileri takip edilecek.

Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 10.600 ve 10.500 seviyelerinin destek, 10.800 ve 11.000 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir