‘Karbon vergisinin maliyeti 1.7 milyar Euro’ya ulaşacak’

Türkiye’nin süreçten en çok etkilenen ülkeler arasında yer alacağını söyleyen van Diessen, “Avrupa Birliği iklim politikaları, Türkiye’deki politikaların oldukça önünde. Türkiye’nin 2021 yılında Paris Anlaşması’nı onaylaması ve yakın zamanda 2053’te net sıfır emisyon taahhüdünü savunması, poziitf gelişmeler. Ancak ticari ilişkilerde olumsuzluklar yaşamamak için daha iddialı hedeflere ihtiyaç var. Türkiye’de emisyon ticareti sisteminin uygulamasının hızlandırılması, ekonomik kayıpların en aza indirilmesi ve rekabet gücü açısından son derece önemli. Bu durumun 2030 yılına kadar Türkiye’ye maliyetinin 1.7 milyar olacağını tahmin ediyoruz. Şayet Türkiye’de Avrupa Birliği’yle karşılaştırılabilir bir karbon fiyatı olsaydı, Türkiye gelirlerini ithalatla paylaşmak yerine, ülke sınırları içinde tutabilirdi” dedi.

ÇİMENTO VE ÇELİKTE MALİYETLER NE OLACAK

Sınırda Karbon Vergisi uygulaması, kalıcı şekilde 2026 yılı itibarıyla başlayacak. O zamana kadar izlenecek geçiş süreciyle hem ülkelerin hem şirketlerin adaptasyonunun sağlanması beklenirken; en çok etkilenen alanlar arasında demir-çelik, çimento, alüminyum ve gübre yer alacak. Sınırda Karbon Vergisi’nden en çok etkilenecek ülkelerin Çin, Türkiye, İngiltere ve Norveç olacağını kaydeden van Diessen, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası uygulanan yaptırımlar nedeniyle geçmiş yıllara göre daha az etkileneceğini belirtti ve şunları söyledi: “Karbon fiyatı belli olduğunda Türkiye çimento endüstrisi için maliyet 295 milyon Euro civarında olacaktır. Türkiye’nin pazar payı nispeten küçük olsa da çelik sektörünün maliyeti daha da yüksek olacak. Burada da maliyetlerin yaklaşık 660 milyon Euro’ya ulaşması bekleniyor.”

REKABETTE ÖNE ÇIKARAN FIRSATLAR

YAPILAN bir analize göre demir çeliğin Türkiye’den ithalatında yüzde 10, Hindistan’dan yüzde 32, Çin’den yüzde 17, Güney Ko-re’den yüzde 12, ABD ve İngiltere’den ise yüzde 6 oranında ek maliyet artışları getirebileceği kaydediliyor. Bu durum, Hindistan ve Çin’e kıyasla Türkiye için avantaj yaratabilirken; otomotiv ve inşaat gibi sektörler başta olmak üzere, pek çok endüstride ise maliyet artışları yaşanması bekleniyor. AB ve Türkiye ticari ilişkilerinde Gümrük Birliği’ni hatırlatan van Diessen, “Blok, yüzde 41’le Türkiye’nin en büyük ticari ortağı durumunda. Avrupa Komisyonu’na göre Türkiye, AB’nin 7. ticaret ortağı. Türkiye’de iklim odaklı güçlü bir dizi yeni proje başlatıldı. Sonuç olarak, ülkedeki hem kamu kurumları hem de özel şirketler iklim değişikliği ile ilgili konularda farkındalıklarını ve kapasitelerini önemli ölçüde artırdı. Cesur eylem taahhütler, Türkiye’yi düşük karbonlu bir ülke haline getirmeden önce yeşil bir ekonomiye geçiş için hayati adımlar” yorumunu yaptı.

Marijn van Diessen

ŞİRKETLERİ NELER BEKLİYOR

AVRUPA Birliği’ne çimento, alüminyum ve çelik ihraç eden ilk 10 ülke arasında yer alan Türkiye’nin Sınırda Karbon Vergisi’nden önemli ölçüde etkileneceğini kaydeden van Diessen, “Ortaya çıkacak maliyetleri sınırlamak için Türkiye’deki şirketler, bireysel eylemlere bakmak zorunda kalacak. Belirlenen tarihlerden önce ihracatçılar rekabet gücünü korumak için ürünlerinin içerdiği emisyonları hesaplama ve bunları AB ithalatçılarına iletme yüküyle karşı karşıya kalacak.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir