Antalya’nın Kemer ilçesinde yer alan Çıralı köyü yakınlarındaki bir dağ, tam 2.500 yıldır kesintisiz bir şekilde yanmaya devam ediyor. Yanartaş olarak bilinen bu etkileyici doğa harikası, kayalıkların arasından sızan metan gazının sağladığı alevlerle dikkat çekiyor. Dünya üzerinde keşfedilmiş en büyük abiyojenik metan çıkışı olan bu doğal alevler, antik çağlardan günümüze kadar uzanan tarihiyle, dünyanın en eski doğal ateşlerinden biri olma özelliğine sahip.
Yanartaş’ın ilginç bir özelliği de kış aylarında alevlerin daha güçlü yanmasıdır. Bu durum, yeraltı sularının basıncı ve atmosferdeki değişimlerden kaynaklanarak gaz akışını artırmaktadır. Bu benzersiz olay, Yanartaş’ı kış mevsiminde daha dramatik bir görünüme kavuşturuyor. Alevler, başka doğal ateşlerin aksine sürekli yanarak kendiliğinden varlıklarını sürdürüyor.
Tarih boyunca denizciler için doğal bir fener görevi gören Yanartaş, denizden görülebilen alevleriyle gemicilere yön bulma konusunda yardımcı olmuştur. Günümüzde ise dağın eteklerine tırmanan doğaseverler, bu alevlerin üzerinde çay demliyor ve sucuk pişiriyor. Beş bin metrekarelik bir alanda yayılan alevler, yer kabuğunun derinliklerinden gelen metan ve hidrojen gazı karışımıyla besleniyor.
Yanartaş, antik mitolojilerin ilham kaynaklarından biri olarak da bilinmektedir. Efsaneye göre, bu sönmeyen alevler, Kimera adı verilen tuhaf bir yaratığın doğuşuna ilham vermiştir. Aslan gövdesine sahip, başında bir aslan ve sırtında bir keçi bulunan, kuyruğu ise yılan başıyla sonlanan bu efsanevi yaratık, ateş püskürten özelliğiyle Yanartaş’ın alevlerinden esinlenerek ortaya çıkmıştır.
Bugün Yanartaş, hem yerli hem de yabancı ziyaretçiler için Antalya’nın en özgün doğa noktalarından biri olmaya devam ediyor. Bu eşsiz doğal oluşum, hem turistik bir cazibe merkezi hem de doğanın büyüleyici gücünü gözler önüne seren bir yer olarak ziyaretçilerini bekliyor.
