Fuar stantlarında dijital dönem

Bir ülkenin ihracat başarısı yalnızca ürettiği ürünlerle değil, o ürünleri dünyaya nasıl anlattığıyla da ölçülüyor. Uluslararası fuarlarda ilk temasın kurulduğu alan ise çoğu zaman birkaç yüz metrekarelik bir stant oluyor.

İşte bu nedenle fuar stant tasarımı ve uygulama sektörü, görünenden çok daha büyük bir ekonomik değere sahip.

Türkiye son yıllarda üretim gücüyle olduğu kadar fuarcılık organizasyonları ve stant tasarımındaki kabiliyetiyle de öne çıkıyor.

Avrupa’dan Körfez ülkelerine, ABD’den Orta Asya’ya kadar birçok uluslararası fuarda Türk firmalarının imzasını taşıyan stantlar dikkat çekiyor.

Bu alandaki önemli şirketlerden biri olan İnovasyon Dizayn’ın CEO’su Rüya Akyürek, fuarların artık yalnızca ürün sergilenen alanlar olmadığını, markaların küresel rekabette kendilerini konumlandırdığı stratejik platformlara dönüştüğünü söyledi.

Akyürek’e göre bir fuar standı yalnızca mimari bir tasarım değil; markanın kimliğini, teknolojisini ve vizyonunu dünyaya anlatan en güçlü iletişim araçlarından biri.

“Bir alıcı, bir markayla çoğu zaman ilk kez fuarda karşılaşıyor. O ilk izlenim bazen milyonlarca dolarlık ticaretin kapısını açabiliyor. Bu nedenle stant artık dekor değil, ihracatın önemli bir yatırım kalemidir” dedi.

İnovasyon Dizayn, yurt içi ve yurt dışında yüzlerce ulusal ve uluslararası markaya tasarım, üretim ve kurulum hizmeti verirken, üretimini İstanbul’daki tesislerinde gerçekleştiriyor. Şirket bugüne kadar birçok ülkede fuar projelerine imza attı.

“Katma değer oluşturan görünmeyen sektör”

Türkiye’nin ihracatta daha yüksek katma değerli ürünlere yönelmesi gerektiğinin altını çizen Rüya Akyürek, bu dönüşümün yalnızca üretimle sınırlı olmadığını belirterek şunları söyledi:

“Katma değer sadece fabrikanın içinde oluşmuyor. Ürünün nasıl sunulduğu, nasıl deneyimletildiği ve nasıl algılandığı da ihracatın değerini artırıyor. Fuar stantları tam da bu noktada devreye giriyor.”

Akyürek’e göre özellikle tasarım, dijital deneyim teknolojileri, sürdürülebilir malzeme kullanımı ve interaktif çözümler artık uluslararası fuarların vazgeçilmez unsurları haline geldi.

Türkiye’nin önemli avantajı

Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu ve Asya pazarlarına yakınlığı sayesinde fuar sektöründe ciddi bir rekabet avantajına sahip olduğunu belirten Akyürek, lojistik kabiliyet, üretim hızı ve nitelikli insan kaynağının Türk firmalarını öne çıkardığını ifade etti.

Ancak sektörün daha da büyümesi için uluslararası fuar desteklerinin artırılması, tasarım odaklı üretimin teşvik edilmesi ve Türk firmalarının daha fazla küresel organizasyonda yer almasının önemine dikkat çekti.

“Her fuar yeni bir ihracat kapısı”

Dünya ticaretinde belirsizliklerin arttığı bir dönemde firmaların yeni pazarlara ulaşmasının her zamankinden daha önemli olduğunu söyleyen Akyürek, fuarların bu açıdan vazgeçilmez olduğunu belirtti.

“Bugün birçok ihracat sözleşmesinin ilk teması fuarlarda kuruluyor. Dijitalleşme önemli ancak yüz yüze temasın yerini hiçbir teknoloji dolduramıyor. Fuarlar güven inşa ediyor.”

KOBİ’ler açısından fuarların yeni müşteri bulma, distribütör ağı oluşturma ve marka bilinirliği kazanma konusunda önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Akyürek, bu nedenle kamu desteklerinin sektör için kritik olduğunu söyledi. Türkiye’de fuar katılımlarına yönelik çeşitli destek mekanizmaları uygulanırken, KOSGEB ve Ticaret Bakanlığı da işletmelerin fuarlara katılımını teşvik eden programlar yürütüyor.

Sürdürülebilir stant dönemi

Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın etkisiyle fuar sektöründe de yeni bir dönüşüm yaşandığını belirten Akyürek, tekrar kullanılabilir modüler sistemler, geri dönüştürülebilir malzemeler ve düşük karbon ayak izine sahip üretim modellerinin ön plana çıktığını söyledi.

“Artık sadece estetik değil, sürdürülebilirlik de tercih sebebi. Geleceğin fuarları çevreci çözümler üzerine kurulacak.”

Akyürek, Türkiye’nin tasarım gücü, üretim kabiliyeti ve mühendislik altyapısıyla fuar stant sektöründe küresel ölçekte çok daha büyük bir oyuncu olabilecek potansiyele sahip olduğunu sözlerine ekledi.

The post Fuar stantlarında dijital dönem first appeared on Kilis Egitim.

Author: Burak Yılmaz