Küba’da yaşanan yakıt krizi, başkent Havana’daki temizlik hizmetlerini büyük ölçüde aksatmış durumda. Çöp kamyonlarının çoğunun yakıt yetersizliğinden dolayı çalışamaz hale gelmesi, kentte ciddi çöp birikintilerine yol açtı. Küba’nın devlet medyası Cubadebate’in aktardığı verilere göre, Havana’da hizmet veren 106 çöp kamyonundan yalnızca 44’ü aktif olarak kullanılabiliyor. Bu durum, bazı bölgelerde çöplerin günlerce toplanamamasına neden oldu.
Havana’daki yakıt sıkıntısı, sadece temizlik hizmetlerini değil, aynı zamanda ulaşımı ve elektrik üretimini de olumsuz etkiliyor. Küba’nın enerji sistemi, termik santrallere bağımlı olduğu için, yakıt tedarikindeki aksaklıklar elektrik kesintilerini artırıyor. Krizin derinleşmesinde ABD’nin Venezuela’ya yönelik politikalarının etkisi büyük. Venezuela, geçmişte Küba’ya düzenli olarak petrol ve gaz gönderirken, bu akış son dönemlerde kesilmiş durumda.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Küba yönetimine karşı baskıyı artırdığı ve Havana’ya yeni bir anlaşma çağrısı yaptığı bilgisi de öne çıkıyor. Trump, Küba’yı “başarısız bir ulus” olarak tanımlarken, ülke yönetimini “çok geç olmadan anlaşma yapmaya” davet etti.
Küba’daki bu kriz karşısında Meksika ve İspanya, Küba’ya destek açıklamaları yaptı. Meksika, Küba’ya 800 tonun üzerinde insani yardım taşıyan iki gemi gönderdi. İspanya ise Birleşmiş Milletler ve kendi kalkınma ajansı aracılığıyla Havana’ya yardım ulaştırma planlarını duyurdu. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares’in, Kübalı mevkidaşı Bruno Rodriguez Parrilla ile Madrid’de bir araya gelerek ambargo koşullarında artan insani durumu ele aldığı bildirildi.
Küba Dışişleri Bakanı Rodriguez, ABD’nin ülkesine yönelik politikalarını eleştirerek Washington’un duruşunu “artan düşmanlık” ve uluslararası hukuka aykırı uygulamalar olarak nitelendirdi. Küba yönetimi, yakıt ve enerji krizinin yanı sıra başkentteki büyüyen çöp sorununu halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit olarak değerlendiriyor ve uluslararası destek arayışını sürdürüyor.
